Demeçler


Haçlı ateşine odun olmak bize yaraşmaz

Bölgemizi alacakaranlık kuşağı sarıp-sarmaladı.
İslam coğrafyasında Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kaosu ve kargaşası tazelenerek yaşanıyor.
Afganistan, Irak, Libya, Mısır… vs’den sonra BOP’un hedef tahtasına oturtulmuş kapı komşumuz olan İslam ülkeleri hakkında Batılı ajansların servisleriyle tam bir Haçlı dezenformasyonu sürdürülüyor.
Dezenformasyon nitelikli haberlerin fragmanını seyredenlerin dudakları uçukluyor… Masa başı yapımlarla öyle sunumlar yapılıyor ki, gözüne ilişen Müslüman, komşumuz olan şu İslam ülkesini boğmak lazım, psikolojik kırılma noktasına sürükleniyor.
Sonrasındaki “sihirli cümle” malum: AKP hükümeti Suriye’ye kabarmakta haklı canım, baksanıza adamların yaptıklarına…
Türk milleti üzerindeki toplum mühendisliği Haçlı hesabına, BOP hesabına çalışıyor.
Türkiye’nin kulağı, Amerikalı ve Avrupalı Haçlı şeflerinde…
Yat diyorlar, Ankara’dakiler yatıyor. Kalk diyorlar; Ankara’dakiler kalkıyor. Hava at diyorlar, Ankara’dakiler hava atıyor. Çat diyorlar; Ankara’dakiler çatıyor. Top at diyecekler; Ankara’dakiler top atacak!
Olur mu böyle şey, kime, niye, neden diye sormak yok…
Suriye sınırında hava atıyoruz.
Türkiye’nin BOP maşası işlevi gördüğü şu vahim süreçte kazanın altı “ayrılık tohumları”yla kızıştırılıyor.
Sünnî-Şiî çatışması körükleniyor.
Ekranlara tünemiş dünün Türkiyeli radikal İslamcısı bugünün ise liboş siyasetçileriyle ve cüppeli-şalvarlı zavallı ulema taslaklarıyla, Ehl-i Sünnet mensubu Müslümanlar, Ehl-i Beyt sevdalısı Müslümanlara karşı kuruluyor, diş bilettiriliyor… İnsanımız adeta Müslüman komşularının etini çiğ-çiğ yiyecekmiş vaziyetine sokuluyor. Haçlı ise hem bizi, hem de komşularımız yemeye, kemirmeye, çiğnemeye devam ediyor.
Prof. Dr. Haydar Baş bey, 15-20 yıldan beri çok hassas bir noktaya parmak basıp ikaz ediyor; Haçlı güçleri, bölgemizde Türkiye ve İran gibi iki koçu kafa kafaya çarpıştırıp her ikisini bitirme gayretkeşliğinde… Bu oyunu bozmak boynumuzun borcu, diyor.
Bir tek o söylüyor.
Gerisi, maalesef BOP giyotinine Müslüman kellesi taşımaya devam ediyor.
Benzer “çatıştırma tezgahı”, 19-20. Yüzyıl sürecinde yine İslam coğrafyasında kurulmuştu. O gün, bu senaryoyu İngilizler yazıyordu, İngiltere Sömürgecilik Bakanlığı baş çekiyordu.
“Hicaz bölgesine yerleşebilmenin yolu, bölgedeki Ehl-i Sünnet ekolleriyle ile Şia mensuplarını birbirleriyle kapıştırmak ve çatıştırmaktır” maddesinin de bulunduğu İngiliz Sömürgecilik Bakanlığın talimatnamesinin detaylarını Prof. Dr. Baş’ın “Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler” adlı medeniyetimizin varoluş vesikası niteliğindeki muhteşem eserinden (s. 67-183) okuyabilirsiniz. Okumuş olsanız bile, bugünlerde yeniden okumanız hayati önem arz ediyor.
Ehl-i Sünnet, Ehl-i Beyt’tir; Ehl-i Beyt, Ehl-i Sünnettir… Cümlesi aynı iman ocağını evladıdır, kardeştirler. Ehl-i Beyt’e ve onların sevdalısı Müslümanlara sırtını dönen Ehl-i Sünnet’ten hiçbir şey olmaz. Ehl-i Sünnet’i saf dışı bırakan Ehl-i Beyt mensubundan da bir şey olmaz.
Ne Türkiye, ne İran, ne de Suriye; gök kubbesinde Ezan-ı Muhammedî inleyen İslam topraklarının hiçbir evladı bu alaca karanlık süreçte Haçlı oyununa gelmemelidir.
Ankara’dakiler, Haçlı Avrupa’sının ve Amerika’nın emir eri olabilir, BOP oyununa gelebilirler. Ancak Müslüman Türk milletinin, Ankara’dakilerin böyle bir Haçlı oyununa gelme lüksü yoktur… İran ve Suriye’nin de böyle bir oyuna gelme ve tahriklere kapılma lüksü yoktur.
İslam coğrafyasının iman ve iz’an ehli insanları, el birlik bu Haçlı oyuncularının ve figüranlarının tuzaklarını boşa çıkarmakla mükelleftirler.
Hicaz bölgesini Osmanlı’dan kopartarak darmadağın yapan dünün İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı planı, bugün yenidünya düzeni ve ABD’nin BOP eksenli “kardeşi kardeşle çatıştır, birbirlerine kırdır, zayıflat, böl, parçala ve yut” şeklinde önümüzde duruyor. Türkiye, böyle bir vahşi Haçlı projesinde sağına-soluna bakmadan adım adım yürüyor. Haçlı şefleri, Ankara’dakileri, Ankara’dakiler de Türk milletini böyle ateş çukuruna ve yok oluşa itekliyor. BM Güvenlik Konseyi’nde “Suriye’ye ambargo”ya dair karar sahnesinde Ankara’nın düştüğü “kelaynak vaziyet” vahimdir.
Böylesi kanlı Haçlı tezgahının zerre kadar iz’an, iman ve milli bir menfaatle açıklanabilir tarafı yoktur. Amerika, BOP iştahıyla 22 İslam ülkesini kendi “çöreklenme kapsamı”nda görebilir, kurtlar sofrasına koyabilir.
Ama Türkiye, bu sofrada Müslüman kanına banamaz, kardeş katliamına girişemez.
Türkiye, Amerika’nın 52 eyaleti değildir; aynı şekilde Suriye veya İran da, Türkiye’nin vilayeti veya sancağı değildir.
Komşuluk hukuku, etrafımızdaki ateşi söndürmeyi gerektirir. Yoksa, Irak’ta, Afganistan’da vs. yaşandığı üzere masum milyonlarca Müslümanın kavrulup yok olacağı BOP ateşini Haçlı aklıyla alevlendirmek veya ona odun olmak değildir.
Hem Ankara’dakiler, hem de onların tezgahına gelmiş milletimizin kimi kesimleri, gelişmeleri biraz da bu iz’an ve iman penceresinden idrak edip ayıkmalıdır.

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi


Eklenme tarihi: 17-10-2011