Demeçler


Muhalefetin sorumluluğu

BTP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin KOÇ \"MUHALEFETİN SORUMLULUĞU\"NU yazdı.

* * *

Seçim sandığı yaklaştıkça, iktidar ve muhalefet partileri maalesef “ilkesiz”leşiyor.
Devlet ve millet meseleleri olduğu gibi değil, katlanarak, kabararak duruyor.
İşsizlik almış başını gidiyor.

Sosyal adaletsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, toplum kesimleri arasındaki “hane halkı gelir uçurumu” büyüdükçe büyüyor.

Toplumun 60-65 milyonunu bulan “tüketici kesim”in tüketim kabiliyeti adeta sıfırlanmış… Milyonlar açlık ve yoksulluk sınırının altında hayat ile cebelleşiyor.

Cumhuriyet mirası işletmeler, ecnebiye devredilmiş; hesabını bilen ve soran yok…

Milletin madenleri, kaynakları, temel ve alternatif enerji kaynakları yabancılara peşkeş çekilmiş vaziyette…

Devlet ve milletin hem malını, hem de kaymağını, ecnebiler ve onların içerideki iktidar beslemesi teşrifatçıları götürüyor.

Cari açık ve dış ticaret açığı, Cumhuriyet tarihinde rekor üstüne rekor kırıyor.

Bütün bunlara karşılık, hala devletin borcu kabardıkça kabarıyor. Borç azalmıyor. 8 yıl önce 170-180 milyar dolar olan kamunun toplam borç yükü, 700 milyar doları çoktan aşmış vaziyette… Meteliğe kurşun sıkan Türk milletinin sırtına zam, vergi vs bindirilmeye devam ediyor… İktidar ve muhalefetteki hiç kimsenin başka bir yolu, başka bir aklı yok!

CHP’nin, MHP’nin ve diğerlerinin, AKP hükümetinden hiçbir farkları yok…

Dolayısıyla muhalefet, iktidarın değirmenine su taşımaktan başka bir iş görmüyor. Varıyla-yoğuyla millet ve devlet ecnebilerin eline geçiyor, 350 yabancı firma her şeyimizi alıp götürüyor; muhalefet, AKP hükümetinden bunun hesabını sormuyor. Hükümet üyelerinin kullandığı parfümle, Erdoğan’ın villasının musluklarıyla uğraşıyor. Yürüyen merdivenlere ters-düz binme üzerine “yüksek düzeyli siyaset” yapıyor.

Muhalefetin “siyasetinin yüksek düzeyi” bu olursa, AKP’nin manevra maharetini ve alanını varın siz hesap edin…

Yazık k, bu cambaza bak oyunları arasında, Türk milleti ve devleti aradan çıkıyor.
Bu vaziyetin tek istisnası vardır; BTP ve Prof. Dr. Haydar Baş’tır. BTP, evrensel ve yerel çözümlerin, sosyal projelerin, Milli Ekonomi Modeli’nin, milli birlik” ve devlet-millet bütünlüğünün adeta “tek adresi” halinde “milli siyaset” yapıyor.

Prof. Dr. Baş’ın modeli ve projelerinin dünyada uygulamaya koyulduğunu ve halkımızın nezdinde tuttuğunu gören muhalefet partileri, söz konusu projeleri güya aşırıyor, kendilerine mal etmeye çalışıyorlar.

CHP bunu yapıyor, MHP buna tevessül ediyor, Numan bunu yapıyor.

Halkımız ve akl-ı selim sahibi ve vicdan ehli insanlarımız bunu fark etmiyor mu?! Elbette ediyor…

Merhum Özal’ın Siyasi İşler danışmanı Faruk Dinçer bey, el insaf yahu diyor, bu aşırmacı muhalefete. Bari, Haydar Hoca’nın hakkını Haydar Hoca’ya teslim edin lütfen, demekten kendini alamıyor. Vicdanı rahat etmiyor; birkaç makale yazıyor bu hususta…

Muhalefet, “iş-aş” diyor; buna karşılık halk, Haydar Baş diye sesleniyor!

Prof. Dr. Baş, muhalefetin bu hali, ey millet, 7-8 sene sonra biz Haydar Hoca’nın kapısına geldik, siz de gelin demektir, diyor.

Milletimiz, çözüm adına bu “çözüm adresi”nde buluşur, BTP’de cem olur; son dakika operasyonlarıyla “adres karışıklığı” yaşamaz ise, Türkiye kurtulur. Aksi halde bu gidişatın sonu hüsran olur.

Bu bağlamda AKP iktidarının sorumluluğu kadar, muhalefet de sorumludur.

CHP, MHP ve diğer “proje aşırmacı” muhalefet, adeta AKP hükümetine karşı her hangi bir “çözüm birlikteliği” oluşmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar. Baraja takılmadan birkaç koltuk kapmak suretiyle bu seçimi savmak istiyorlar.

Türk milleti, AKP hükümetinin vahim gidişatının yanı sıra, muhalefetin de bu “birkaç koltuk üstüne kurulu basit hesaplar”la şekillenmiş, “samimiyeti gerçekten sorgulanması” gereken siyaset tarzını fark ederek adım atmalıdır, atacaktır.

Aksi halde, Türkiye, Osmanlı’nın dağılma süresindeki Duyun-u Umumiye dönemindeki ecnebi tasallutlarıyla karşı karşıya kalır; üstüne basit siyasi hesaplar yapılan o koltukları, küresel toplum mühendisleri hem iktidarın, hem muhalefetin hem de devlet ve milletin başına geçirirler.

Millete, devlete ve demokrasiye sahip çıkmak için BTP demek dışında bir alternatif yoktur.


Eklenme tarihi: 10-03-2011