Köşe Yazıları


Mi’rac Kandilimiz mübarek olsun

Eziyetlerin, boykotların devam ettiği, mü'minlerin davalarından döndürülmeye çalışıldığı bir dönemde Allah Resûlü'ne eşsiz bir ikramdır Mi'rac mucizesi…

Mi'rac, peygamberliğin 12. yılında gerçekleşmiştir.

Bu büyük mucize, Taif'te taşlandığında 'İlahi gazaba uğramayayım da çektiğim mihnetlere ve belalara aldırmam" diye dua buyuran Allah Resûlü'ne, Ebu Tâlib ve Hz. Hatice gibi iki büyük desteği kaybetmesinin ardından sunulan müjdedir esasen.

Peygamberimiz bir gece Mescid-i Haram'dan alınarak Mescid-i Aksa'ya kadar götürülüp, oradan göklere çıkarılmış, İlahi ayetler kendine gösterildikten sonra alındığı yere yatağının sıcaklığının soğumadığı bir müddet içerisinde tekrar geri getirilmiştir.

Hz. Cebrail gelmişler, mübarek kalplerini açmışlar, zemzem ile yıkayarak içini hikmet ve iman nuru ile doldurmuşlardır.

Cebrail, Burak'ı hazır bulundurmaktadır. Burak, Allah Elçisi'ni görünce şaha kalkar. Hz. Cebrail, “Kendine gel ey Burak! Yemin olsun ki, haşir sabahına kadar Muhammed Mustafa kadar şerefli bir insan senin sırtına ne binmiştir, ne binecektir” der.

Burak'ın sırtında yol alan Allah Resûlü, mü'minlerin ilk kıblegâhı olan Mescid-i Aksa'da misafir edilir. Fahr-i Kâinatı bu aziz mekânda, Allah'ın halili Hz. İbrahim, İsa Ruhullah, Musa Kelimullah ve insanlığın atası Adem Safiyullah gibi birçok peygamber karşılamıştır.

Kutlu Elçi burada imam olarak peygamberlere namaz kıldırmıştır.

Mescid-i Aksa'dan sonra yolculukta Burak bırakılır ve mânevî bir vasıta ile seyre devam edilir.

Peygamberimiz; Hz. Cebrail ile yedi kat göğü geçmiş, bu esnada birinci kat semada Hz. Âdem, ikinci kat semada Hz. İsa ve Yahya, üçüncü kat semada Hz. İdris, beşinci kat semada Hz. Harun, altıncı kat semada Hz. Musa ve yedinci kat semada Hz. İbrahim ile mülakat etmiştir.

Allah Resûlü öyle bir fezaya çıkarıldı ki, orada kaderleri yazan kalemlerin cızırtıları duyuluyordu.

Ve nihayet Sidre-i Münteha sahası açıldı. Allah'tan başkasınca bilinmeyen makamlar O’na gösterildi. Bu son noktadan öteye hiçbir varlık geçemez.

Cebrail, “Bu Sidre-i Münteha’dır” der. Yolculuk artık Refref ile devam edecektir.

Refref, muhabbetullahtır. Madde planında 'yeşil perde'ye teşbih olunur.

Dost dostuna vâsıl olurken, yalnızdır artık. Zat, sıfat ve esma tecellilerine muhataptır…

Necm sûresinde dostun dostuna yakınlığı 'iki yay kadar yahut daha yakın oldu' şeklinde buyrulur.

Hz. Peygamber'e yolculuk esnasında güzellikler, cemal ve hikmet tecellileri gösterildi; cennet nimetlerine, cehenneme ve azaplara şahit oldu ancak ayet-i kerimede buyrulduğu gibi “Gözü ne şaştı, ne de haddi aştı.” (Necm, 17).

Seyri Hakk'a idi ve her şeyi ile Hakk'a yönelmişti.

Allah Resûlü bu büyük mucizeden ümmetine hediyeler ile döndü:   

- Bakara sûresinin son ayetleri.

- Beş vakit namaz.

- Muhammed ümmetinden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdesi.

Bazı çevrelerce kutsal gün ve gecelerin varlığı bilinçli bir şekilde tartışma konusu yapılsa da, Allah Resûlü’nün uyanık bir halde iken, bedenen ve ruhen gerçekleştirdiği bu ziyaret, O'nun en büyük mucizelerindendir ve Kur'an ayetleri ile sabittir.

Siz oryantalist ve diyalogcu mantığa aldırış etmeden, İslam âleminin mânâ dünyasında yerini almış kutsal günleri ve geceleri dünya ve ahiret kurtuluşunuza vesile edininiz.

Bol bol tevbe istiğfar etmek, salât ü selam getirmek, namaz kılmak, kendimize, milletimize ve devletimize dua etmek geceyi ihya etmemizi sağlayacak ibadetler olacaktır.

Kandilimiz mübarek olsun.


Eklenme tarihi: 12-04-2018


Prof. Dr. Haydar BAŞ

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı