Haberler


Dünya Prof. Dr. Haydar Baş’ın modeliyle şekilleniyor

Dünya Prof. Dr. Haydar Baş’ın modeliyle şekilleniyor

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İstanbul İl Başkanlığı, İstanbul Anadolu ve Avrupa yakalarında, “Prof. Dr. Ali Victor Minin: Prof. Dr. Haydar Baş yeni dünya düzeninin mimarıdır” konulu konferanslar organize etti.

İstanbulluların yoğun ilgisinin olduğu bu konferanslarda konuşmacı olan BTP MYK Üyesi ve gazeteci-yazar Murat Çabas, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a gelen ve Meltem TV’de Gündem Özel programına katılan Prof. Dr. Ali Victor Minin’in Milli Ekonomi Modeli ve modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş hakkındaki sözlerini değerlendirdi.

Prof. Dr. Minin’in bir Rus siyasetçi, bilim adamı ve aynı zamanda Putin’in önemli danışmanlarından olduğunu belirten Çabas, Minin’in Milli Ekonomi Modeli kongreleri vesilesiyle Prof. Dr. Haydar Baş’la tanıştığını ve Sayın Baş’a ve fikirlerine hayran olarak Müslüman olduğunu, Ali ismini aldığını ifade etti. Çabas, Minin’in Milli Ekonomi Modeli’nin Rusya başta olmak üzere 4 milyarlık bir nüfusa sahip BRICS ülkeleri tarafından hayata geçirilmesinde pay sahibi olduğunun da altını çizdi.

Dünyada 4 milyar insan MEM’den istifade ediyor

Prof. Dr. Minin’in “Bugün dünyada Prof. Dr. Haydar Baş’ın modeli 4 milyarlık bir nüfusa sahip ülkeler (BRICS) tarafından uygulanıyor. Bu tezle dünya yeniden şekilleniyor. Haydar hocaya bizim de sizin de dünyanın da ihtiyacı var” sözlerini değerlendiren Çabas bu konuda şunları söyledi:

“Milli Ekonomi Modeli, Kapitalizmin sömürüsü altında çaresiz olan dünya insanlığı için can simidi oldu. Başta Rusya olmak üzere 4 milyar nüfusu kapsayan BRICS ülkeleri MEM’i uygulayarak ekonomik sorunlardan kurtuldular, dünyada söz sahibi oldular. MEM dünyada yepyeni bir çığır açtı, dünyada bütün dengeleri değiştirdi. MEM bloğu da dediğimiz BRICS ülkelerinin liderleri, milletleri adına çözüm arayışında oldukları için MEM’i kendi ülkelerinde uyguladılar.

Batı halkları MEM’e ‘vatansever model’ diyorlar

Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler ise, liderleri ve onların arkasındaki küresel finans sahipleri bugüne kadar Kapitalizmden nemalandıkları için MEM’in projelerini dillendirseler de BRICS ülkeleri gibi uygulayamadılar. Ama Rusya ve BRICS ülkelerindeki gelişmeyi gören ABD halkı ve AB halkları “vatansever model” olarak isimlendirdikleri MEM’in arayışına girdiler. Dolayısıyla Batıda da seçimlerin merkezi MEM projeleri ve söylemleri oldu.” Çabas konuşmasının devamında Batıdaki seçimlerin de MEM rüzgarıyla şekillendiği konusunda şu örnekleri verdi:  “Yunanistan’da yüzde 4’ler seviyesinde olan Syriza partisinin MEM projelerini kullanarak bir anda iktidara gelmesi; Rusya’nın uyguladığı Milli Ekonomi Modeli’ni “vatansever model” olarak tanımlayan Fransız muhalif siyasetçi Le Pen’in 2017 seçimlerinde en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak ifade edilmesi; anketlerde kaybettiği söylenen ve de kabullenilen Trump’ın MEM söylemleriyle sürpriz bir şekilde ABD başkanı olması Batılı ülkelerin halk tabanında yaşanan MEM rüzgarına önemli örneklerdir.”

MEM, Davos’a damgasını vurdu

MEM’in, 17 Ocak’ta başlayıp 20 Ocak’ta sona eren Davos zirvesine de damgasını vurduğunu belirten Çabas, Oxfam kuruluşunun Davos için hazırladığı rapordaki şu cümleleri aktardı:

“Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos toplantıları öncesinde yayınlanan raporunda, eşitsizlik trendini tersine çevirecek yeni bir ekonomik modelin gelişmesinin, İngiltere’nin AB’den çıkma (Brexit) kararını ve ABD’de kasım ayında düzenlenen başkanlık seçimlerinden Donald Trump’ın galibiyetle çıkmasının nedeninin anlaşılmasına yardımcı olduğu belirtildi.”

Prof. Dr. Baş, din ile ilmi barıştırdı

Prof. Dr. Ali Victor Minin, Prof. Dr. Baş’ın din ile ilimi barıştıran bir insan olduğunu da ifade ederek bu hususta şunları söylemişti: “Dünyada genelde bilim adamları ayrı, inanç sahibi insanlar ayrıdır, bir de sır (gizli bilgiler) sahibi insanlar ayrıdır! İlk defa Haydar Baş’ın şahsında hem bilimi, hem maneviyatı, hem de gizli bilgileri yani tasavvufi bilgileri şahsında birleştiren birini gördük. Demek ki Haydar Baş’ın şahsında hem güncel ekonomi ve siyasi bilgiler hem de eskiden gelen manevi bilgiler mevcut. Bu bakımdan Haydar Baş bir öncüdür. O şu anda bu bilgileri topluma da ekiyor.” Çabas, Minin’in, bu ifadelerle Prof. Dr. Haydar Baş’ın din ile bilimi şahsında birleştirdiğini ve bunda bir öncü olduğunu belirttiğini ifade ettikten sonra şunları ilave etti: “Minin’in Prof. Dr. Baş’a hayran olmasının nedeni de üç özelliği şahsında barındırmasından kaynaklanıyor: Bilim, Maneviyat ve Sır… Hatırlarsanız, benzer bir yorumu 27 Şubat 2013 tarihinde Rusya’nın Duma’sında gerçekleşen Milli Ekonomi Modeli toplantısında Prof. Dr. Victor Volkonski de ifade etmişti ve ‘Rusya’da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş, dinle ilimi barıştırdı. Baş’ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir’ ifadelerine yer vermişti. Volkonski herhangi bir bilim adamı değil, Rusya’da oldukça etkili olan, Çarlık sülalesinin devamı aristokrat bir ailenin ferdi.

Türk milleti bir türlü anlayamadı, Ruslar ise ötesini anladı

Bir diğer konu, Prof. Dr. Haydar Baş’ın modelini uygulayarak O’nun sahip olduğu medeniyete, inanca hayran olan ve de Müslüman olan Ruslar, Prof. Dr. Baş’ın nasıl bir manevi kişilik olduğunu da iyi kavradılar.

Ama maalesef, Türk milleti, bırakın maneviyatını tanımayı, O’nun delilleriyle birlikte yıllardır anlattığı 5000 TL asgari ücret konusunu bile hala kavrayamadı. İşte gerçekleri arayan ve bulanın hali; önyargılı ve arayışını, düşünmeyi kaybetmişlerin hali…”

Prof. Dr. Ali Victor Minin’in konuşmasını madde madde değerlendiren Çabas, Türkiye’nin ve Türk milletinin de Rusya gibi, BRICS ülkeleri gibi Prof. Dr. Baş’ın ve modelinin kıymetini bilmesi, kendi içinden çıkan bu hazinenin artık farkına varması temennisi ile konferansını bitirdi.


Eklenme tarihi: 27-01-2017